| ||||||||||
| ||||||||||
EN ÇOK OKUNANLARHABER ARADOST SİTELER |
Domuz Gribi
Geçen sene “kuş gribiydi” bu sene “domuz gribi” seneye “Kenya’da bir eşekten insana eşek gribi virüsü geçti, dünya büyük tehdit aldında, eşek gribi aşısı olun” diyecekler, Dr.Murat KINIKOĞLU'nun Domuz gribi ile ilgili yazısı.Faydası olması dileğiyle..............
DOMUZ GRİBİNDEN KORUNMANIN YOLLARI Konuya girmeden önce, ben ve benim gibi aşıya karşı olduğu izlenimi veren hekimlerin aslında aşıya değil, koruyucu hekimlik açısından kalp, şeker, böbrek hastalığı ve kanser gibi çok daha önemli sağlık sorunları olan ülkemizin kısıtlı imkânlarının (ilaç firmalarını dolduruşuna gelerek) bonkörce harcanmasına ve oluşturulan panik havasına karşı olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yoksa yirminci yüzyılda “aşı” gerçeğini inkâr etmek hiçbirimizin aklına bile gelmez. “Aman grip aşısı olun yoksa ölürsünüz” korkutması ile ilk kez karşılaşmıyoruz. 2006 yılı son baharında; o tarihte yazdığım makalemde alıntıladığım gibi gazeteler aşağıdakine benzer haberlerle doluydu: “Çok yakında aylarca etkisini sürdürecek grip salgınında 700 bin kişinin yaşamını yitirebileceğine dikkat çekiliyor...” Ellerindeki aşı stokları bitince haberler de bitti. Öyle bahsedildiği gibi ölen kalan da olmadı. Bu senenin farkı;Domuz Gribi öcüsünün eklenmesi ve korkutma kampanyasına Sağlık Bakanlığı’nın da katılması. Domuz gribine ve diğer griplere yakalanıp yakalanmayacağınızı belirleyen en önemli faktör (elinizi yıkamanızdan da önemli) bünyeniz/genetik yapınız/ bağışıklık gücünüzdür. Virüs alan herkes grip olacak diye bir şart yoktur. Bağışıklık gücünüzün kuvvetli olması halinde virüsü almanıza rağmen grip olmayabilirsiniz. Domuz gribinden (ve diğer griplerden) korunmak istiyorsanız: 1-GÜNEŞLENİN. Güneşlenen insanların vücutları, virüslerle mücadelede çok önemli bir rol oynayan “antimikrobik peptid”ler üretir. Kat kat giyinen soluk benizli apartman çocuklarının devamlı grip olması buna karşılık yalın ayak, karnı açık gezen köylü çocuklarının hasta olmamasının nedeni “güneş”tir. Grip salgınlarının kışın sonbahardan itibaren ortaya çıkmasının nedeni de gün ışığının azalmasına bağlı olarak vücudun D vitamini üretiminin düşmesidir. Kandaki D vitamini seviyesinin 40 ng/ml altına düşmesi virüslere karşı koyma gücümüzü azaltır. Güneş ışığı almayan hapishane ortamında yaşayanlara verilen günlük 2000 IUlik D vitamininin gripal enfeksiyonları önlediği gösterilmiştir. Bugünden tezi yok evinizin güneş alan bir yerini, ya da iş yerinizdeki pencerenin yanını “güneşlenme alanı” olarak belirleyin. Kollarınızı, bacaklarınızı, eğer imkân buluyorsanız tüm vücudunuzu her gün on-on beş dakika güneşe gösterin. 2-YÜRÜYÜN. Günde yarım saatlik tempolu bir yürüyüş grip hastalığından korunmada en büyük yardımcınız olacaktır. ABD’de Washington Üniversitesinde yapılan bir çalışmada aşırı kilolu 115 kadın iki gruba ayrılmış, gruplardan birine sadece basit kültür-fizik hareketleri verilirken diğer gruptan her gün yarım saat yürüyüş yapması istenmiştir. 3 ayın sonunda yürüyüş yapmayan grupta grip görülme oranının “iki misli” fazla olduğu görülmüştür. Özetle; her gün yarım saat hızlı tempoda yürüyüş yapmanız grip olma riskinizi yarı yarıya azaltır. 3-SİGARAYI BIRAKIN. Sigara içenler hem daha sık grip olurlar hem de rahatsızlıkları daha ağır seyreder. Bronşlarına inen enfeksiyon uzun süren, bazen aylarca geçmeyen öksürük nöbetlerine neden olur. Grip muhabbeti önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğine göre şimdiden sigarayı bırakmanızda yarar var. 4-ŞEKERİ KESİN. Şeker bağışıklık gücünüzü olumsuz etkiler. Kış boyunca şeker ve tatlı yemeyin. Kola ve gazlı içeceklerden, ketçap, mayonez ve hazır meyve suları gibi katkı maddeleri içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durun. 5-UYUYUN. Günde 7-9 saat uyuyun. Hiçbir şekilde uykunuzdan fedakârlık etmeyin. 6-OMEGA 3. Haftada iki gün balık yiyin. Bu imkanınız yoksa her gün Omega-3 kapsülü yutun. 7-SARMISAK hem virüslere hem bakterilere etkili doğal bir antibiyotiktir. Koku sorununu halledebiliyorsanız günde bir diş sarımsak yemeye çalışın. Neden Domuz Gribi aşısı olmuyorum? Ben grip aşısı ve domuz gribi aşısı yaptırmayacağım, eşime ve çocuklarıma da yapmayacağım. En son üç yıl önce grip olmuş, sadece bir gün işten eve erken dönmek zorunda kalmıştım. Bu sene de grip olursam eve erken döner istirahat ederim. (Eğer geçen üç yıl boyunca grip aşısı olsaydım, pek çok hastamın düştüğü yanılgıya ben de düşecek ve aşının beni koruduğunu sanacaktım.) 1. Domuz gribi aşısının koruyucu etkisi üzerinde fikir birliği yok, boş yere aşı olma ihtimalimiz çok yüksek. Üretici firmalar bile hala tek dozun mu iki dozun mu etkili olduğu konusunda karara varamadılar. Bu yüzden hastalarıma önermeden önce ilk yapılan aşıların sonuçlarını, aşının etkinliğini ve yan tesirlerini görmek istiyorum. Archives of Pediatric&Adolescent Medicine dergisinde yayınlanan bir makale geçen iki yılda grip aşısı olan çoçukların doktora ve hastaneye mürcaat sayılarında bir azalma olmadığını gösterdi. 2. Grip aşısının yaşlılarda gribe bağlı ölüm oranını azalttığı da bugüne kadar ispat edilememiştir. Örneğin Lancet dergisinde yayınlanan bir başka çalışma grip aşısının yaşlılarda zatüre riskini azaltmadığını göstermiştir. 3. Tüm grip aşılarında olduğu gibi grip aşısının da (çok nadir olarak görülse de) Guillain-Barre Sendromu, Occulo-Respiratory sendrom gibi son derece ciddi komplikasyonları vardır. “Kanser Aşısı” diye bir aşı olsa, hayati bir rahatsızlıktan kurtulma adına belirli bir risk göze alınabilir, bir hafta yatıp kalkılacak grip hastalığı için çok az da olsa riski göze almak istemiyorum. Kimler Domuz Gribi aşısı olmalı? 1-Şu ana kadarki bilgiler, Domuz Gribinin hamilelerde zatürre gibi komplikasyonlara neden olduğunu (dört kat fazla hastaneye yatma) göstermiştir. Bu nedenle içinizde hamile olanlar veya bu kış sezonunda hamile kalmayı planlayanlar varsa aşı olmalarını tavsiye ediyorum. 2-Basit bir gribin hayati risk oluşturacağı kadar düşkün ve yaşlı insanların, başkaca önemli bir hastalığı olanların, örneğin; astım ve kronik bronşitli hastaların, kalp ve böbrek hastalarının, şeker hastalığı olanların, AIDS gibi kronik hastalığı olanların grip aşısı olmasında fayda vardır. Kış yaklaştıkça domuz gribi denilen hastalık üzerine yazılan korkutucu senaryolar allanıp pullanarak gündeme sunulmaya devam ediliyor. Son günlerde Sağlık Bakanlığı da bu abartma kampanyasına katılmış görülüyor. “Aşı yapılmazsa Türkiye’de 21 milyon kişi hastalanacak, 15 bin 500 kişi yoğum bakıma yatacak, 5 bin 300 kişi ölecekmiş!” Herkes bir hesap peşinde... Televizyonlara rating getirecek“heyecanlı/dikkat çekici” haberler lazım. Sağlık Bakanlığı da sorumluluğu üzerinden atmak için “Bakanlık olarak her türlü tedbiri aldık “kırmızı alarm” bile verdik daha ne yapalım” diyebilmenin hesabı yapıyor. Bu arada 20 milyon doz aşı için –tüyü bitmemiş yetim hesabından- hangi firmaya kaç para ödenecek merak ediyorum. Aşıya ayrılan para neticede bebek ölümlerini azaltmak, tüberküloz ve kalp hastalıklarını kontrol altına almak, böbrek yetmezliği ve diyaliz hastalarının dertlerine çare bulmak gibi ülkemizin öncelikli sağlık sorunları için ayrılan paradan kesilecektir. Dünyada ilk defa uygulanacak, koruma gücünün (ve yan etkilerinin) ne olduğu bilinmeyen bir aşı için bu kadar harcama yapmak ne kadar doğru bilmiyorum. Netice olarak her kış birkaç posta grip salgını olan ülkemizde bu yılda grip salgınları olacak. İstanbul gibi büyük ve kalabalık şehirlerimizde işinden gücünden kalan insan sayısı çok olacak. Nasıl daha önceki griplerden ölen hastalar olduysa domuz gribinden ölenler de olacak. Tek fark, bu sene grip ilacı üreten ilaç firmaları kasalarını ağzına kadar dolduracaklar. (İlaç firmalarının domuz gribi aşısından kazanacakları paranın 50 milyar dolar olacağı söyleniyor. Seneye Türkiye’nin bütçe açığının da 50 milyar dolar olacağını söyleyeyim de paranın büyüklüğünü anlayın.) Eczahaneden tek tek satılan aşılardan kazandıkları para bu dev firmaları kesmiyor artık, devletlere toptan satış yapmak daha işlerine geliyor. Geçen sene “kuş gribiydi” bu sene “domuz gribi” seneye “Kenya’da bir eşekten insana eşek gribi virüsü geçti, dünya büyük tehdit aldında, eşek gribi aşısı olun” diyecekler, bu böyle uzayıp gidecek... Sahi yahu bu kuş gribine ne oldu? Milyonlarca tavuğu katlettik. Göçmen kuşlar kafamıza pisleyecek de grip olacağız diye ödümüz koptu. Kaç kişi öldü? Gripli kuşlar iyi mi oldu yoksa? Hayır efendim, şu anda da -milyonlarca yıldır olduğu gibi- vahşi doğada yaşayan milyonlarca kuşta grip var. Tek fark, gözü dönmüş ilaç firmalarının başka bir öcü bulmuş olmaları. Domuzdan geçen gribin daha korkutucu olduğuna karar verdiler. Bir bakıma iyi oldu zavallı kuşların peşini bıraktılar. Sevgili okurlarım, grip hastalığının öldürme oranı yaklaşık yüzde bir civarındadır ve ölen hastalar ileri çok yaşlı, şeker, böbrek, kronik akciğer hastalığı gibi ciddi rahatsızları olan kişilerdir. Sayın Bakanımızın açıklamasına göre de ülkemizde şimdiye kadar 472 kişi domuz gribine yakalanmış, ölen de olmamıştır. Yalnız bizim ülkede değil domuz gribinin Amerika ve diğer ülkelerdeki ölüm oranlarının da korkulduğu kadar yüksek olmadığı görülmüştür. Son WHO açıklamasında 191 ülkede tespit edilen ve laboratuvar tanısı konulan 300.000 vakanın sadece 3917 si kaybedilmiştir. Pek çok hastanın doktora ve hastaneye gitmeden ayakta atlattığı da göz önüne alınırsa ölüm oranının normal gripten sadece biraz daha yüksek olduğu görülmektedir. Sonuç olarak korkmaya, panik yapmaya gerek olmadığını söyleyebilirim. Domuz Gribinin fazla öldürücü olmadığını, normal gripten hiçbir farkı olmadığını biliyoruz artık. Bu güne kadarki istatistikler ölüm oranının binde beş olduğunu gösteriyor. Tabi ki ölümler olacak ama daha önceki griplerde de oluyordu. 2006 daki İnfluenza salgınında ölüm oranı binde yedibuçuk, 2005’ de binde sekizdi, tek fark eskiden haberimiz olmuyordu şimdi hastane önünden canlı yayın yapılıyor. Domuz gribi şu anda tüm ülkede salgın halinde... Eğer ağzınız burnunuz akıyorsa, ateşiniz varsa, öksürüp tıksırıyorsanız %99 Domuz Gribisiniz. Ben her gün birkaç gripli hasta görüyorum, bunların çoğunun H1N1 suşu hastası olduğunu biliyoruz. Şimdiye kadar Domuz Gribi virüsü olduğu laboratuvar da belgelenmiş dört kişi gördüm. İki çocuk ve anne babaları... Çocukların rahatsızığı 7-8 gün sürdü, ilk gün ateşleri 39 dereceye çıktı, iki gün içinde düştü ve hastalık bildiğimiz grip gibi seyredip kendiliğinden geçti. Anne baba da ateş olmadı ama boğazda yanma, özellikle akşamları kas ve eklem ağrıları yorgunluktan şikâyet ettiler. On gün sonunda onların da hiç şikâyeti kalmadı. Aslına bakarsanız bende de geçen hafta benzer belirtiler oldu, aldırmadım, spor proğramımı bile aksatmadım, bir iki gün içinde daha iyi hissedeceğimi düşünüyorum. Domuz gribinin testi var mı? Son günlerde pek çok hastam domuz gribi testini soruyor. Domuz gribine özel H1 N1 testi Türkiyede devlete ait iki merkezde yapılıyor. Bu nedenle ben test yaptırmak istiyorum diyerek yaptırma imkânınız yok. Sağlık Bakanlığının yaptığı açıklamalardan anladığımız kadarıyla bundan sonra test sadece rahatsızlığın ağır seyrettiği düşünülen, yüksek ateş, şuur bulanıklığı, solunum sıkıntıları olan (dolayısı ile hastanede takibe alınan) hastalara yapılacak. Buna karşılık Domuz Gribi Geçirip geçirmediğimizi başka bir testle anlayabiliriz. Hangi testle? Grip virüslerinin aynı insanlar gibi aileleri ve sülaleleri vardır. Domuz Gribi virüsü "İnfluenza A" dediğimiz virüs ailesine aittir. Şöyle anlatayım; Domuz Gribi virüsünün kimliğine baktığınızda adı hanesinde: Domuz Gribi yazar, soyadı kısmında ise : "İnfluenza A" yazar. Şu anda neredeyse her laboratuvarlarda yapılabilen bir testle virüsün adını göremeyiz ama ama soyadını görebilir, soyadından yola çıkarak Domuz Gribi teşhisini koyabiliriz. İnfluenza A testi nasıl yapılıyor? Özel steril torbaların içindeki ucu pamuklu burun çubukları dört santim kadar burun içine itilerek burun salgısı alınıp özel bir solüsyon içine çözülüyor ve antijen (virüsün kendisi) aranıyor. Sonuç yarım saat içinde belli oluyor. Grip olanlar test yaptırmalı mı? Grip olan herkesin test yaptırmasına gerek yok. Test pozitif çıktığında farklı bir tedavi de önermediğimize göre boş yere 80-100 TL vermemizin bir anlamı yok. Kimler İnfluenza A testi yaptırmalı? Tedavi nasıl planlanmalı? 1-Bugüne kadarki istatistikler hamilelerde hastalığın daha ciddi seyrettiğini gösterdi. Bu yüzden hamilelere yakın olan kişilerde hafif grip bulguları başladı veya virüsü aldıklarından şüpheleniyorlarsa İnfluenza A testi yaptırmaları doğru olur. Eğer test pozitif çıkarsa on gün süreyle-grip belirtileri tam olarak geçene kadar hamile bayanın yanına yaklaşmamalarını tavsiye ederim. Grip olan hamileler de üç günün sonunda iyileşme belirtileri olmaması halinde bu testi yaptırıp pozitif çıkması halinde doktorlarına müracaat etmeleri uygun olur. 2-Grip belirtileri başladığında aynı diğer griplerde olduğu gibi istrihat edin, sıvı alımını artırın, ateşiniz 39 dereceyi geçmedikçe kesinlikle ağrı giderici ve ateş düşürücü almayın. BU ÇOK ÖNEMLİ özellikle Asprin, Novalgine almayın. 3-Domuz Gribi sağlıklı çocuklar için önemli bir tehdit oluşturmuyor. Nisan Ağustos dönemi arasında hayatını kaybeden 31 çocuktan 30’unun daha önceden kronik bir hastalığı olduğu açıklandı. Eğer çocuğunuzda grip bulguları ile birlikte yüksek ateş varsa iki gün sabredin. Bu arada paniklemeyin, ateş 39 dereceyi geçmedikçe ateş düşürücü vermeyin. Novalgine, Aspirin ve Bebek Aspirini sakın vermeyin. (Vermek zorunda kalırsanız ibuprofen grubunu tercih edin.) Ateş üçüncü gün de devam ediyorsa o zaman İnfluenza A burun akıntısı testi yapmanın bir mantığı olabilir. Pozitif çıkarsa doktorunuz çocuğunuzu daha yakın bir takibe alabilir. Bu haber 106 defa okunmuştur.
|
Radyo SarıoğlanRadyoyu winampta dinlemek İçin TıklayınSON YORUMLANANLARGALERİ |
||||||||
|
© Sader 2003-2009 Tüm Hakları Saklıdır Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||